Ders Kitabının Tasarımı
Matbaaturk.org, özgür ansiklopedi
Konu başlıkları |
[değiştir] Tasarım Öğeleri
Ders kitaplarının tasarımında boyut, doku, çizgi, renk, şekil ve boşluk öğeleri önemlidir. Doğru seçilmeleri, etkili bir tasarım için önemlidir. Aşağıda bu öğelerin özellikleri ve kullanılabilecekleri yerler açıklanmıştır:
[değiştir] Boyut
Boyut, araçların uzunluk, genişlik, derinlik ve yüksekliği ile ilgilidir. Kitapta fiziksel yapı özellikleri ile öğretici öğelerin tasarlanmasında kullanılır. Boyutun seçilmesi kitabın kullanımı ve öğretici öğelerin etkililiği için önemlidir. Kitabın ve kitaptaki öğelerin boyutuna karar verirken şunlara dikkat edilmelidir:Gelişim düzeyi: Öğretici araçlar, rahatlıkla algılanabilecekleri boyutta olmalıdırlar. Bunun için, özellikle ilköğretimin 1. kademesine yönelik ders kitaplarında, öğretici araçların kolay algılanacak boyutta sunulması gerekir. Diğer öğelerin etkisini azaltacak şekilde her hangi bir öğeye yer verilmesinden, sayfaya hakim olacak boyutlardan kaçınılmalıdır. Kitabın fiziki boyutu belirlenirken ise, çocukların fiziksel gelişim düzeyleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, rahat kullanım sağlayacak en uygun boyut seçilmelidir. Bilgilerin çokluğu: Bazı kitaplarda sunulan bilgilerin çokluğuna karşılık, küçük boyuttaki araçlar kullanılmaktadır. Bu durumda baskının kalitesizliğiyle birlikte öğeler birbirine karışmaktadır. Bunun için, gereksiz öğelerin sunulmaması; sunulması gerekenlerin diğer öğeleri zedelemeyecek boyutta olması gerekmektedir. Sayfa sergisi: Boyuta öğretici öğelerin işlevleri ve yerleşimleri göz önüne alınarak karar verilmelidir. Boyut algısını, öğrencilerin gelişim seviyeleri nesneler hakkındaki bilgileri ve araçtaki öğelerin konumu etkiler. Öğrenciler duyu organları gelişmediği veya gerekli bilişsel yeterliliğe gelmedikleri için aracın boyutunu algılamayabilirler. Ayrıca gelişim seviyesi ne olursa olsun, öğrencinin nesne hakkında bilgisinin olmaması aracı gerçek boyutunda algılanmasını engelleyebilir. Bunun için, nesnenin yanında çok iyi bilinen başka bir nesnenin sunulması etkili bir yoldur. Özellikle ilköğretimin 1. kademesinde yeni öğretilecek nesnelerin gerçek boyutunun algılanması için, sık sık bilinen nesnelere yer verilmesi gerekebilir. Diğer taraftan, aracın içindeki öğelerin konumları da algılamayı etkiler. Araçlarda uzaklık ve derinliğin sunuluşu yeni öğretilecek nesnelerin boyutunun algılanması açısından önemlidir.
[değiştir] Doku
Doğadaki tüm nesnelerin içyapılarının işlevsel özelliklerini dışa vuran yüzeysel etkilere doku denir. Doku, hissedilişine göre ikiye ayrılır: Görsel doku, yüzeylere dokunmakla elde edilmeyip, görme yoluyla elde edilen dokudur. Düz yüzey üzerinde görüntü olarak doku etkisi verir. Örneğin, herhangi bir üç boyutlu cismin iki boyutta görüntüsünü kağıt üzerine yaparken; onun yüzeylerinin pürüzlülük derecesi bir takım taramalar ve noktalar yardımıyla belirtilir. Kağıt üzerine resmedilen bu doku, sadece görsel olarak algılanan bir yapay dokudur. Çünkü resme el ile dokunulursa, elde hiçbir zaman o cismin yüzeyinde gerçekte hissedilen doku etkisi gelmez. Dokunsal doku, yüzeylere dokunularak elde edilen doku etkilerine denir. Herhangi bir yüzey, dokunulduğunda sertlik, yumuşaklık veya pürüzlülük gibi hisler verir. Ders kitabının sayfaları ve kapağı dokunsal olarak hapsedilebilirdir. Bunun için, sayfa ve kapak dokusu kitabın içindeki araçların sunumunu ve kitabın kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasarlanmalıdır. Pürüzlü dokular, öğretici araçların kullanımına zarar verebilir. Ders kitaplarında doku; kullanımı kolaylaştırmak, nesnelere dikkat çekmek veya nesnelerin doğal görüntüsünü yansıtmak amacıyla kullanılır. Dokunun rengi, yapısı, parlaklığı ve işlenişi nesnelerin algılanışını etkiler. Örneğin sıcak renkli, parlak görünümlü ve sert dokulu yüzeyler yakınlık; soğuk renkli, yumuşak ve mat dokulu yüzeyler uzaklık etkisi verir.
[değiştir] Çizgi
Bir noktanın verilen doğrultudaki uzantısına çizgi denir. Çizgi, noktanın aralıksız hareketinden doğmuştur. Ders kitaplarında diğer öğretim araçlarında olduğu gibi; doğru, dairesel, kırık veya bunların karışımı çizgiler kullanılmaktadır. Çizgilerin yatay, dikey, kırık, dalgalı veya eğik olarak kullanımı algılama üzerinde etkilidir. Yatay çizgiler objelerin genişliğini; dikey çizgiler yüksekliğini artırırken; eğik çizgiler dengesizlik meydana getirirler. Görsel anlatımda düz, paralel, yatay çizgiler durağanlık; dikey çizgiler dinamizm; kırık çizgiler karmaşa etkisi uyandırırlar. Kırık çizgi sertliği; dalgalı, eğri çizgiler yumuşaklığı çağrıştırırlar. Resimlerde kullanılan çizgilerin yuvarlak ve sevimli olması, kitabı daha ilgi çekici hale getirebilmektedir. Bu nedenle, özellikle ilköğretimin 1. kademesi için hazırlanan ders kitaplarında, bu tür çizgiler tercih edilmelidir. Çizgiler, öğretici araçların kullanışlılığını artırır. Öğretici araçlara pek çok katkısı vardır. Bunlar: Bir nesne ya da fikri en az zaman ve materyalle hızlı bir şekilde görselleştirmemize imkân sağlar (harita, grafik, tablo, şema vb). Fikirleri, kavramları veya bir süreçteki basamakları birbirinden ayırmak için kullanılır. Çizgilerle resmedilen nesnelerin hatırlanması daha kolay olur ve öğrenme açısından daha etkili olabilir. Görsele hareket kazandırarak canlılığını artırır. Çizgilerle nesneler veya fikirler sembolleştirilerek işlem yapılabilecek hale getirilebilir. Çizginin şekli ve konumu, (kalın çizgi, ok, altı çizili yazı vb) vurgu veya dikkat çekme unsuru olarak kullanılabilir. Kalın çizgi, kesik çizgi, ok vb. çizgi türleri öğeler arası ilişkilerin niteliği hakkında bilgi verebilir. Örneğin kesik çizgi ile dolaylı. İlişkiler, sürekli çizgi ile de doğrudan ilişkiler gösterilebilir.
[değiştir] Renk
Renk, kitaba ilginin çekilmesi açısından büyük önem taşır. Kitabı defalarca karıştıran öğrenciler bozuk renk düzeninden rahatsız olabilirler. Bu rahatsızlık, psikolojik olarak, kitabın okunmasında itici bir rol oynayabilir. Kitapta, renkler dikkat çekme, ilgiyi odaklama, kontrast (zıtlık) oluşturma gibi pek çok farklı amaç için kullanılabilir. Ayrıca bazı konuların anlaşılmasında doğrudan etkilidirler (Örneğin Coğrafyada, fiziki haritanın anlaşılması; Biyolojide hayvanların. Yabancı Dil dersinde renklerin tanıtılması vb.). Renklerin, öğretici araçların algılanmasında önemli etkileri vardır. Bu etkilerden bazıları şunlardır:
- Nesneler, doğal renkler ile renklendirildiğinde görüntünün gerçekliği artar.
- Benzerliklerin ve farklılıkların ortaya konulusuna yardımcı olurlar.
- Önemli noktalar ve bilgiler üzerine dikkati toplarlar.
- Coşku, durgunluk, tek düzelik, canlılık gibi duyguların algılanmasına yardımcı olurlar.
- Zeminle kombinasyonları okunabilirliliği etkiler (beyaz zemin üzerine siyah renk en etkili kombinasyondur).
Renklerin araçlarda kullanımı, üzerinde durulması gereken konulardan biridir. Canlı renklere sahip olan öğretici öğeler, siyah-beyaz ve soluk resimlere oranla daha çok dikkat çekmektedirler. Parlak renkler, küçük yaş grupları için kullanılabilir; buna karşılık daha ileri yaş grupları için, pastel tonları kullanmakta yarar vardır. Her iki yaş grubu için kontrast (zıtlık) oluşturulmak istenildiğinde, parlak renklerin kullanılması uygundur. Birçok rengin bir arada kullanımında, renkler arası uyum ve bütünlüğün sağlanılmış olması çok önemlidir. Renklerle çizgiler birbirlerinin gücünün üstüne çıkmadan, bir uyum oluşturmalıdır. Renklerin araçtaki gücü ile anlatım gücü, eğitsel amaçlar doğrultusunda dengelenmelidir. Dengelenemezse, öğrencilerin dikkatlerinin anlatımdan çok renklere takılma riski ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, canlı renkler, fon ile uyumlu olmalı, dikkati dağıtmamalıdır.
[değiştir] Şekil / Form
Şekil, bir yüzey üzerinde oluşturulan iki boyutlu biçimler; form ise kullanılan biçimlerin birbirine göre yerleşimidir. Çeşitli şekiller bir araya getirilerek anlamlı kompozisyonlar meydana getirilir. Şekiller belli bir formda verilmediklerinde algılanmasında güçlükler yaşanabilir. Bu yüzden, şekillerin belli bir formda verilmesi önemlidir. Ders kitaplarındaki öğretici araçların daha etkili olabilmesi için, gözün bir şekilden diğerine rahatlıkla kayabildiği formda hazırlanması gerekir.
[değiştir] Boşluk
Belirlenmiş bir çerçeve içerisindeki kullanım alanı dışında kalan yerlere boşluk denir. Sayfaya genel olarak bakıldığında, görülen doluluk veya boşluktur. Hazırlanacak ders kitabında yazı, resim, grafik, şekil vb. unsurların dağılımı ve yerleşimi sayfa düzenini etkiler. Boşluklar sayfa düzenini etkili kılmak ve öğrencilere not alma imkânı tanımak için kullanılabilir. Tutarlı boşluklar, metinlerin okunmasını kolaylaştırırken paragrafları ve diğer öğeleri birbirinden ayırarak algıyı yönlendirebilirler. Boşluklar, sayfada ağırlıklı olarak gözün en az algıladığı bölümlere göre tasarlanmalıdır. Yapılan araştırmalarda materyal üzerinde gözün en fazla algıladığı bölüm, % 41 ile sol üst köşe; en az algıladığı bölümde ise % 14 ile sağ alt köşe olarak belirlenmiştir.
[değiştir] Tasarım İlkeleri
Tasarım öğesinin doğru seçilmesi ne kadar önemli ise, tasarım ilkelerine uymakta o kadar önemlidir. Tasarım ilkeleri, öğelerin işlevlerini yerine getirmelerine rehberlik eder. Bu ilkelere uyulmadığında, araç işlevini yitirebilir. Bu nedenle ders kitabını tasarlarken, tasarım ilkelerine uyulması gerekir. Bu ilkelere uyulmadan hazırlanmış bir kitap göz gezdirildiğinde bile, rahatsızlık verebilir. Aşağıda ders kitaplarının tasarımında göz önüne alınması gereken bütünlük, zıtlık, vurgu, yakınlık, tekrar, hizalama, egemenlik ilkeleri açıklanmıştır.
[değiştir] Bütünlük
Öğeler ve bunların fonksiyonları arasındaki ilişki bütünlüğü oluşturur. Araçta bulunan bütün öğeler amaç için çalışmalıdır. Yararı olmayan hiçbir yazı, soru, bölüm, resim, yardımcı araç, şekil, grafik vb. öğe bulundurulmamalıdır. Bütünlük, öğretici öğeler için oldukça önemli olmasına karşılık, çoğunlukla bu ilkeye uyulmadığı görülür. Bu durumda, fiziksel yapı özellikleri de eklendiğinde renklerin, yazıların, çizgilerin birbirine karıştığı bir görüntü oluşur. Bunun için, ayrıntıdan ve gereksiz öğe kullanımından kaçınılması ve sayfanın düzenli olması gerekir. Metinlerde gereksiz cümlelerin olması, haritalardaki ayrıntı, amaca uygun olmayan slayt bütünlüğü bozucu durumlara örnek olarak gösterilebilir.
Zıtlık
Zıtlık, tasarım öğeleri arasında herhangi bir ortak veya yakın niteliğin bulunmamasıdır. Şekil, renk, doku, boyut, boşluk gibi öğelerin birinde veya birkaçında kullanılabilir. Zıtlık insanı uyarır, canlandırır, hareketlendirir. Böylece, tasarıma hareket ve canlılık kazandırır. Farklı öğelerin vurgulanmasında ve renklerin daha iyi algılanmasında kullanılabilir.
[değiştir] Vurgu
Vurgu, önemli öğelere dikkat çekilmesidir. Aracın can alıcı noktasıdır. Bu nedenle, vurgunun, bütüne göre baskın olması gereklidir. Öğeyi dikkat ve ilgi merkezi haline getirmek için şu teknikler kullanılabilir:
- Zemin ve şekil arasında kontrast (zıtlık) oluşturma.
- Ok, çizgi ve benzeri araçlar kullanma.
- Öğeyi diğerlerinden daha büyük yapma
- Diğerlerinden farklı renk veya ton kullanma.
- Diğerinden farklı bir şekil kullanma.
Ders kitaplarında vurgulama sıkça kullanılır. Vurgunun etkili olabilmesi için temel kriterler, vurguların yerinde kullanılması ve herhangi bir karışıklığa yol açmamasıdır. Bunun için vurgu kullanımında, şunlara dikkat edilmelidir: Aşırıya gidilmemelidir. Olur, olmaz yerlerde vurgulanan öğeler, asıl vurgulanması gerekenlerin dikkatlerden kaçmasına ve karışıklılığa neden olabilir. Vurgu yapılan öğeler, tutarlı olmalıdır. Aynı özellik için farklı vurgu araçları kullanılmamalıdır. Örneğin, metin aralarında terimler koyulaştırma ile vurgulanmışsa daha sonraki terim vurgulamalarında da koyulaştırma kullanılmalıdır. Bu, okuyucunun vurgu aracının amacını kavrayıp vurgulanan özellikle ilişki kurmasına ve sonraki vurguları tanımlanmasına yardımcı olur. Vurgu araçları, etkili olabilecekleri yerlerde kullanılmalıdırlar. Bazen vurgu aracı ile vurgulanacak yer arasında bağlantı olmaması. Öğrencilerin vurgulanacak öğeye dikkatlerinin çekilmesini engelleyebilir.
[değiştir] Yakınlık
İlişkilendirilecek öğelerin arasındaki gerekli mesafe, yakınlık olarak ifade edilir. Herhangi bir görüntüde yakın öğeler ilişkili, uzak öğeler ise ilişkisiz olarak algılanır. Ders kitaplarında ve diğer araçlarda birbiriyle ilişkili öğelerin birbirine yakın olarak tasarlanması temel şarttır. Sayfa içinde konu ile ilişkili metin, bölüm, resim, fotoğraf, grafik gibi araçların birbirine yakın olarak düzenlenmesi gerekir. Ders kitaplarında araçlar düzenlenirken, yakınlık ilkesi kullanılarak öğelerden hangilerinin birlikte düşünüleceğine yardımcı olunmalıdır. Süreç gösteren karikatür, resim, fotoğraf gibi araçların sunumunda, bu duruma özellikle dikkat edilmelidir. Sayfa yapısından dolayı yakınlık sağlanamıyorsa, ilişkiler ok gibi değişik şekillerle benzeri araçlarla gösterilmelidir.
[değiştir] Tekrar
Bir öğenin aynı veya yakın ölçülerde birden fazla sayıda kullanılmasıdır. Birbirine benzer öğeler yan yana görüldüğünde, benzerlik birleştirici olur ve tasarım çabuk algılanır, bütünlük etkisi verir. Üç türlü tekrar vardır:
- Tam Tekrar; öğelerin (boyut, çizgi, renk, doku vb.) eşit aralıklarda, aynı yönde, aynı ölçüde tekrarıdır.
- Tekrar; öğelerin (boyut, çizgi, renk, doku vb.) aynı olması, aralık ve yönlerinin değişik kullanılmasıdır.
- Değişken Tekrar; birbirlerine benzemekle birlikte aralarında küçük farklılıklar olan biçimlerin birlikte kullanılmasıdır
[değiştir] Hizalama
Hizalama, görsel aracın öğelerinin aynı sıraya veya doğru bir çizgi haline getirilmesidir. Hizalama yatay veya dikey olabilir. Hizalanan öğeler, hizalanmayanlara göre daha düzenli algılanır. Ortaya çıkan düzen öğrenmeyi kolaylaştırır. Sayfada hizalanmayan yazı ve diğer araçlar dağınıklık duygusu verir. Diğer taraftan aracın öğeleri arasındaki hizalamalar, mesajın daha etkili sunumunu sağlar.
[değiştir] Uygunluk
İki veya üç boyutlu biçimler arasında ortak veya yakın oluş. Uyumu sağlar. Uygunluk; şekil, boyut, renk, doku vb. öğelerin birinde veya birkaçında olabilir. Biçimlerin yönleri ve aralıkları da uygunluk ölçüsü olarak kullanılabilir. Cisimlerin ortak veya yakın tarafları olması, bunların bağdaşma imkânını arttırır (örneğin, ders kitabı, öğretmen kılavuzu ve çalışma kitabının kapak tasarımlarının aynı veya benzer olması gibi). Bunun için, cisimler arasında bağıntı kurulabilmesine zemin hazırlayarak uygunluk kurulması gerekir.
[değiştir] Denge
Bir tasarımdaki öğelerin şekil, renk, doku,boşluk ve boyutları kendi aralarında sürekli bir karşılaştırma içindedirler. Bu öğeler, ortaya çıkan değerleri açısından tartıldıklarında genel bir denge duygusu vermelidir. Herhangi bir grup ağır basarak, düzenlemenin ağırlık merkezini kendine çekmemelidir.
Ağırlık merkezleri birden fazla olduğunda, her merkez güçlü olmalı; ancak, bu mücadelenin sonunda, ağırlık merkezi düzenlemenin ortasına yakın bir yerde kalabilmelidir. Dengenin bozulduğu durumlarda dengeyi sağlayacak öğeler düzenlemeye eklenir, dengeyi bozan öğeler çıkartılır. Dengenin olmadığı bir tasarımda öğeler birbiri üstüne ve bir tarafa yığılmış olarak görülür. Dengeli bir tasarımda, öğeler arasındaki bağlantılar kararlı ve devamlılık etkisi bırakır. Birçok öğe yerine, bir bütün vardır. Öğeler yerini bulmadığı zaman dengesizlik görünür. Öğeler arasındaki birlik en yüksek düzeye çıktığı zaman, denge elde edilmiş olur.
[değiştir] Egemenlik
Bir tasarımda kararlı bir dengenin bulunması için bu tasarımın değişik kısımlarının, görsel algılamada meydana getirdikleri kuvvetli ve zayıf enerji bölgeleri arasında geçen mücadelenin, bu bölgelerden bazılarının üstünlüğü ile sonuçlanması gerekir. Bu sırada diğer bölgelere, diğer biçimlere veya diğer gruplara karşı üstünlük kurabilen biçim veya küme egemen sayılır. Örneğin, telefonun anlatıldığı bir konuda verilen resim, telefondan çok yanındaki televizyona dikkat çekiyorsa "televizyon egemendir" denebilir. Ölçü, renk, doku, egemenlik unsuru olabilir. Egemenliğin en çabuk anlaşılan ve en çok kullanılan şekli ölçü egemenliğidir. Egemen olan öğe, görsel alanda daha çok yer kaplar. Buna göre, ilköğretimin 1-2 sınıflarında sayfaya resimler egemenken, ilerleyen sınıflarda giderek konunun özelliğine göre yazının egemen olduğu görülmektedir.
[değiştir] KAYNAKÇA
- SÖNMEZ, Veysel. Gelecekteki Olası Eğitim Sistemleri. Anı Yayıncılık. Ankara 1998
- YİĞİTARSALAN,(Özkaya )Demet. Öğretmen ve Öğrenci Gözüyle Ders Geçme ve Kredili Sisteme Göre Tarih 1 Ders Kitabının Değerlendirilmesi ( Yayımlanmamış yüksek lisans tezi) Gazi Üniversitesi. Ankara. 1995
- KABAPINAR, Yücel. Müfredat Programı ve Ders Kitapları Açısından Orta Öğretimde Tarih Öğretimi ( Yayımlanmamış yüksek lisans tezi) Dokuz Eylül Üniversitesi. İzmir.1991
- YOK/ Dünya Bankası MEGP Doktora Bursiyerleri Tez Özetleri. Ankara.1999
- ÜLGEN, Gülten Eğitim Psikolojisi. Birey ve Öğrenme. Ankara.1995
- GÜNGÖR, İ.Hulusi. Temel Tasarım. İstanbul. 1972
- Yalın, H. İbrahim. “Öğretim Teknolojileri Ve Materyal Geliştirme”. Nobel Yayın Dağıtım. Ankara:2000.
- Seferoğlu, S. Demirel, Ö. ve Yağcı, E. “Öğretim Teknolojileri Ve Materyal Geliştirme” , Pegem Yayıncılık, Ankara:, 2003.
- İşman, Aytekin. “Öğretim teknolojileri ve materyal geliştirme”.Değişim Yayıncılık, 2003
- Şahin, T.Y. – Yıldırım, S, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, Anı Yayıncılık, Ankara.1999
- M.E.B Tebliğler Derğisi.Ders Kitapları İnceleme Yönetmeliği.Sayı 2434 .1995
- Demirel, Ö. Genel Öğretim Yöntemleri, Ankara: USEM yayınları.1994
- Demirel, Ö, Öğretme Sanatı, Pegem Yayıncılık, An

